SON DAKİKA
04 Haziran 2026, Perşembe İletişim
Reklam

Vaka Sayısı Bini Aştı: Ebola’ya Karşı Üç Farklı Aşı Aynı Anda Geliştiriliyor

Vaka Sayısı Bini Aştı: Ebola’ya Karşı Üç Farklı Aşı Aynı Anda Geliştiriliyor

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde şüpheli vaka sayısının bini aşması ve komşu Uganda’da dokuz vakanın kesinleşmesiyle birlikte Ebola salgınına karşı küresel aşı geliştirme yarışı hız kazandı. IAVI, Moderna ve Oxford Üniversitesi, salgına neden olan Bundibugyo türüne karşı eş zamanlı aşı çalışmaları yürütüyor.

Aşı çalışmalarından birini yürüten Uluslararası AIDS Aşısı Girişimi (IAVI) Başkanı Dr. Mark Feinberg, mevcut salgının 2014-2016’da 11 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği tarihin en büyük Ebola salgını boyutuna ulaşma riski taşıdığını belirterek durumun o dönemdeki kadar ciddi hatta daha kötü bir tehdit barındırdığını vurguladı. Sınır Tanımayan Doktorlar da bu kadar kısa sürede bu denli yüksek vaka sayısıyla daha önce karşılaşılmadığını bildirdi.

Bundibugyo türüne karşı ilk aşılar yolda

Ebola virüsünün bilinen altı türünden üçü salgına yol açıyor ve her tür için ayrı aşı geliştirilmesi gerekiyor. En yaygın Zaire türü için onaylı bir aşı bulunsa da mevcut salgına yol açan Bundibugyo türüne karşı henüz lisanslı bir ürün yok. IAVI, mevcut Zaire aşısını modifiye ederek Bundibugyo türüne uyarlamak için çalışıyor. Maymunlar üzerinde denenen deneysel aşının bağışıklık sistemini hızla harekete geçirdiği ve tam korumaya yakın sonuç verdiği aktarıldı. Feinberg, aşının klinik deneylere hazır hale gelmesinin normal şartlarda 7-9 ay süreceğini ancak bu süreyi öne çekmeye çalıştıklarını ifade etti.

Moderna, koronavirüs salgınında kullanılan mRNA teknolojisini bu kez Bundibugyo türü için devreye soktuğunu duyurdu. Oxford Üniversitesi ise kendi aşı teknolojisini kullanarak hazırladığı yeni Ebola aşısının 2-3 ay içinde klinik deneylere hazır olabileceğini açıkladı.

Farklı teknolojiler, aynı hedef

Her üç aşı da vücuda virüsün yüzeyindeki Bundibugyo glikoproteini adlı yapıyı tanıtmayı hedefliyor ancak farklı yollarla bunu gerçekleştiriyor. IAVI genetiği değiştirilmiş canlı bir virüs kullanırken mRNA ve Oxford aşıları vücuda genetik bir kod aktararak proteinin vücut içinde üretilmesini ve bağışıklık yanıtının geliştirilmesini sağlıyor. Teknolojiler arasındaki farklılıkların koruma düzeyini nasıl etkileyeceği klinik deney sonuçlarıyla netlik kazanacak.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ise geliştirilecek bir Bundibugyo aşısının hem mevcut salgını hem de gelecekteki riskleri kontrol altına almaya büyük katkı sağlayacağını vurguladı.

Paylaş:

Yorum Yaz

Reklam