Saç beyazlamasının temel nedeninin stres ya da yaşam tarzı değil genetik yapı olduğunu vurgulayan uzmanlar, toplumda yaygın olan bazı inanışların bilimsel karşılığı olmadığını belirtiyor. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genetik Hastalıklar Tanı ve Değerlendirme Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Zeynep Ocak, saç rengini belirleyen asıl unsurun saç köklerindeki melanosit hücreleri ve bu hücrelerin ürettiği melanin pigmenti olduğunu açıkladı.
Saç beyazlamasının her zaman yaşla doğrudan bağlantılı olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Ocak, bazı kişilerde 20’li yaşlarda beyaz saçların görülebildiğini, bazılarında ise 50’li yaşlara dek tek bir beyaz telin oluşmadığını vurguladı. Melanositlerin zamanla azalması ya da pigment üretiminin durmasıyla saçın önce griye ardından beyaza döndüğünü anlatan Ocak, şunları kaydetti: “Anne ya da babasında erken yaşta saç beyazlaması görülen kişilerde aynı durumun ortaya çıkma ihtimali oldukça yüksek. IRF4, MC1R ve MITF gibi bazı genler, melanin üretimini ve saç köklerindeki hücrelerin yaşam süresini doğrudan etkiler.”
Toplumda sıkça dile getirilen “stresten saçım bir gecede beyazladı” söyleminin bilimsel karşılığı olmadığını vurgulayan Ocak, stresin yalnızca dolaylı bir etkisi bulunduğunu belirtti. “Zamanla bu durum, genetik yatkınlığı olan kişilerde beyazlamanın daha erken başlamasına yol açabilir.” diyen Ocak, 30 yaşından önce belirgin biçimde gerçekleşen beyazlamanın “erken beyazlama” sayıldığını ve çoğunlukla B12 vitamini, demir ile bakır eksikliğinin habercisi olabileceğini hatırlattı.
“Saç beyazlaması bir hastalık değil, doğal bir biyolojik süreç”
Etnik kökenin de bu süreçte belirleyici rol oynadığına dikkat çeken Ocak, Avrupa kökenli bireylerde beyazlamanın daha erken ve yoğun gerçekleştiğini, Sahra altı Afrika kökenli topluluklarda ise hem daha geç hem daha düşük yoğunlukta görüldüğünü aktardı. Bilim dünyasında beyazlamayı durdurmaya yönelik çalışmalar sürmekle birlikte kesin bir tedavinin henüz bulunmadığını belirten Ocak, şu değerlendirmede bulundu: “Saç beyazlaması bir hastalık değil, doğal bir biyolojik süreç. Boyalar geçici bir çözüm sunar, ancak süreci tamamen durdurmak mümkün değil. Saç beyazlaması çoğu zaman genlerin yazdığı bir senaryodur. Stres, yaşam tarzı ve beslenme bu senaryoyu hızlandırabilir ama başrol genetikte yer alır.”