SON DAKİKA
28 Nisan 2026, Salı İletişim
Reklam

Türk Onkoloji Kongresi’nde Müjde: Kanserde 5 Yıllık Yaşam Süresi Son 30 Yılda İkiye Katlandı

Türk Onkoloji Kongresi’nde Müjde: Kanserde 5 Yıllık Yaşam Süresi Son 30 Yılda İkiye Katlandı

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği’nin bu yıl 13.’sünü düzenlediği Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi, Antalya Belek’te yaklaşık 1500 katılımcının iştirakiyle başladı. 60 bilimsel oturumda 355 oturum başkanı ve konuşmacının yer aldığı kongrede immünoterapi, yapay zeka destekli tanı ve mRNA aşılarının kanser tedavisindeki yeri mercek altına alındı.

Kongre Başkanı ve Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, immünoterapinin kanser tedavisindeki rolünü şöyle tanımladı: “İmmünoterapiler aslında akıllı serumlar. Aynı kemoterapi gibi serum şeklinde veriliyor. Vücudumuzun jandarmaları dediğimiz savaşan lenfositlerinin uyuduğunu kabul ediyoruz kanserde. Yeterince yanıt veremediğini. İşte bu uyuyan lenfositleri uyandıran, ‘düşmana yeniden savaş aç ve vücudu kurtar’ denilen tedaviler.” SGK’nın beş farklı immünoterapi ajanını 25 kanser türünde geri ödeme kapsamına aldığını belirten Karadurmuş, akciğer, meme, böbrek, cilt, kalın bağırsak, mide ve yemek borusu kanserlerinde bu tedavilerin kullanılabildiğini vurguladı.

İmmünoterapinin yaşam kalitesi üzerindeki olumlu etkilerine de değinen Karadurmuş, “İmmünoterapilerdeki en büyük konfor, tedavi süreleri yaklaşık 45-50 dakika, hastalarımızın korkulu rüyası vardır saç dökülmesi. Saç dökülmesi yapmıyor, bulantı ve yorgunluk gibi etkileri son derece nadir, yüzde 10 civarında. Bu yaşam kalitesinin yanında yaşam süresinde uzama, hatta tedavide mutlak başarıyı yakalama şansına sahip. Ama şunu unutmayalım ki kanserler uyumuyor, dirençler geliştiriyor. Dolayısıyla immünoterapi çok iyi ama net bir çözüm mü? Hala henüz değil. Yani kanser mücadelesinde başarılıyız ama yeni tedavi ajanlığına da ihtiyacımız var.” dedi.

Kanser tedavisinde yapay zeka

Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, yapay zekanın kanser tanı ve tedavisinde kolaylık sağlayabildiğini ancak hastanın bireysel öyküsünün sonucunu belirleme konusunda hâlâ insan hekimin yerini tutamadığını vurguladı.

Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur ise son otuz yılda elde edilen ilerlemenin somut verilerle desteklendiğini aktardı: “Son zamanlarda yapılan çalışmalar gösterdi ki kanserde beş yıllık yaşam net olarak ikiye katlandı. Özellikle son otuz yıla göre baktığınızda hem dünyada hem ülkemizde gerçekten de farkındalık oluştu.” Kovid-19 döneminde geliştirilen mRNA aşılarının kanser tedavisine ilham kaynağı olduğunu da belirten Şendur, bu aşıların immünoterapilerle kombine kullanıldığındaki ilk çalışma sonuçlarının umut verici olduğunu paylaştı.

Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu ise kanserin üçte birinin önlenebilir nitelik taşıdığını, obezitenin sigara kadar ciddi bir kanser riski oluşturduğunu belirterek yaşam tarzı değişikliğinin bu mücadeledeki belirleyici rolünü vurguladı.

Paylaş:

Yorum Yaz

Reklam