SON DAKİKA
16 Nisan 2026, Perşembe İletişim
Reklam

Bahar Alerjisi Çocukların Uyku ve Okul Başarısını Etkiliyor: Uzman Kalıcı Tedaviyi Anlattı

Bahar Alerjisi Çocukların Uyku ve Okul Başarısını Etkiliyor: Uzman Kalıcı Tedaviyi Anlattı

Nisan ayıyla birlikte ağaç ve çayır polenlerinin yoğunlaşması, alerjik hastalıkların da belirginleştiği dönemi beraberinde getiriyor. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Zülfikar Akelma, bahar alerjilerinin özellikle çocuklarda uyku kalitesini ve okul başarısını ciddi biçimde olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekerek aileleri uyardı.

Mevsim geçişlerinde görülen viral enfeksiyonlarla alerjinin belirtilerinin benzerlik gösterebildiğini hatırlatan Prof. Dr. Akelma, bu iki durumu birbirinden ayırt etmenin önemini vurguladı. Nezle ve gribin genellikle 5-7 gün içinde düzeldiğini, alerjik hastalıkların ise her yıl aynı mevsimde yinelendiğini ve daha uzun sürdüğünü belirten Akelma, alerjide hapşırığın ön planda olduğunu, burun kaşıntısı ile gözlerde kızarıklık ve sulanmanın sık görüldüğünü, şikayetlerin özellikle açık havada zaman geçirildikten sonra arttığını aktardı.

Alerjik rinit hayat kalitesini düşürüyor

Çocuklarda en yaygın tablo olan alerjik rinitin, saman nezlesi olarak da bilindiğini ve burun ile gözleri doğrudan etkilediğini anlatan Prof. Dr. Akelma, hastalığın hafife alınmaması gerektiğini vurguladı: “Alerjik rinit, erişkinlerde hayat kalitesini düşürüyor, günlük yaşamını bozuyor, iş performanslarını düşürüyor.”

Çocuklarda ise tablonun farklı bir boyut kazandığını belirten Akelma, “Çocuklar da biz bunu, uyku bozuklukları şeklinde uyuyamama, gece sık uyanma, ağzından nefes aldıkları için de horlama ve ağzı açık uyuma ve buna bağlı olarak da iyi uyuyamadıkları için de sabahları hırçın uyanma şeklinde görürüz. Aynı zamanda sabahları baş ağrısı olabilir. Bir de çok önemli bir durum okul çocuklarında bu uykusuzluk ve huzursuzluğa bağlı alarak dikkat eksikliği, derslere odaklanamama ve bunun sonucunda okul başarısının etkilenmesi, okul başarısında bir düşme söz konusudur.” dedi.

Şikayetlerin bir haftayı ya da 15-20 günü aşması halinde mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini hatırlatan Akelma, tedavinin mevsim boyunca kesintisiz sürdürülmesinin önemine de değindi. Polen mevsiminin yabani otlarla birlikte eylül-kasım dönemine kadar uzayabildiğini belirterek, tedavinin bu süreye göre düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Alerji aşısı uzun vadeli çözüm sunabiliyor

İlaç tedavilerinin alerjik belirtileri baskıladığını ancak köklü bir çözüm sunmadığını anlatan Prof. Dr. Akelma, alerji immünoterapisinin vücudu polene karşı duyarsızlaştırarak kalıcı bir etki yarattığını açıkladı. Genellikle 5 yaşından itibaren uygulanabilen bu tedavinin 3-5 yıl sürdüğünü aktaran Akelma, aylık enjeksiyonlar ya da dil altı damla yöntemiyle uygulanan aşının yaklaşık yüzde 70 oranında başarı sağladığını ve ilaç ihtiyacını önemli ölçüde azalttığını ya da tamamen ortadan kaldırdığını belirtti: “Aşı tedavisinde polene karşı vücudu duyarsız hale getiriyoruz. Aslında bir nevi kesin çözüm diyebiliriz. Alerjik riniti saman nezlesi olan kişilere yapmış olduğumuz bu aşı ilerleyen dönemlerde bu hastalarda astım gelişimini azaltıyor. Astım gelişimini de önleyebilen bir tedavi.”

Paylaş:

Yorum Yaz

Reklam