SON DAKİKA
17 Temmuz 2026, Cuma İletişim
Reklam

30 Derece Üzeri Sıcaklar Kalp Krizi Riskini Artırıyor

30 Derece Üzeri Sıcaklar Kalp Krizi Riskini Artırıyor

Sıcaklıkların yükselmeye başlamasıyla birlikte kalp ve damar hastalarını bekleyen risklere dikkat çeken Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ballı, yaz aylarında kalp krizi vakalarında artış görüldüğünü vurguladı.

30 derecenin üzerindeki sıcaklıkların kalp üzerindeki etkisini açıklayan Ballı, “30 derecenin üzerindeki sıcaklarda özellikle kalp krizi riskinde bir miktar artışın olduğunu söylemek mümkün. Bunun da sebebi kalbimizin iş yükü artıyor, kan damarlarımız genişliyor. Vücut kendi sıcaklık dengesini koruyabilmek için daha fazla kan pompalamaya ihtiyaç duyuyor. Bu da kalbimizi yoruyor.” dedi.

Beslenme ve sıvı kaybına dikkat

Yaz aylarında kalp ve damar hastalarının beslenme alışkanlıklarına daha fazla özen göstermesi gerektiğini belirten Ballı, sıvı tüketiminin önemine dikkat çekti: “Hastaların mutlaka sıvı alımlarına dikkat etmelerini istiyoruz. Özel bir kısıtlayıcı durumu yoksa en az 2,5 litre sıvı alımını öneriyoruz. Ayran, soda gibi biraz daha elektrolit dengesini de takviye edebileceğimiz sıvı gıdalar tüketmek önemli. Şekerli gıdalar, gazlı içecekler, kahve ve çayla sıvı alımını dengelemek çok doğru değil. Su, temel olarak içeceğimiz olmalı.” Güneşin dik geldiği saatlerde dışarı çıkılmaması ve aşırı sıcaklarda zorlayıcı egzersizlerden kaçınılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

“Terliyken soğuk ortama girmek kalpte ritim bozukluklarını tetikleyebilir”

Sıcak ve soğuk ortamlar arasındaki geçişlerde vücudun kademeli olarak alıştırılması gerektiğini vurgulayan Ballı, “Çok terliyken birdenbire çok soğuk bir ortama girmek kalpte birtakım ritim bozukluklarını tetikleyebilir. Çok sıcak bir havada birdenbire soğuk bir suya dalmak da benzer etkilere neden olabilir. Dolayısıyla ortamlarımızı değiştirirken göreceli olarak aşamalı bir sıcaklık geçişine müsaade etmemiz lazım. Klimayı insan vücudunun adapte olabileceği ya da en konforlu sıcaklıklara getirmek lazım. Örneğin klimanızın derecesi 17’yse sabaha kadar klimayı açık tutup karşısında uyumak gibi değil, insan vücudunun optimal oda sıcaklığı neyse bunu ayarlayıp bununla devam etmek daha mantıklı olur.” diye konuştu.

Paylaş:

Yorum Yaz

Reklam