Çarşamba , 5 Ekim 2022

Tıp eğitiminde tarihi değiştiren vaka: Libby Zion Vakası

Kızlarının ölümü üzerine dava açan aile, uzmanlık eğitimi almakta olan doktorların haftada 80 saatten, bir vardiyada ise 24 saatten fazla çalışmasını engelleyen düzenlemelerin hayata geçmesini sağladı

 

Libby Zion 25 yıl önce öldüğünde hiç kimse onun vakasının tarihi değiştireceğini bilemezdi.  Çocuğunu kaybetmiş olan öfkeli babası Sidney Zion’un çabaları, kızının ölümüne neden olduğuna inandığı tıp eğitiminde bir seri reformun ortaya çıkmasına yol açtı.

 

Libby’nin gerçek ölüm nedeni bugüne kadar bulunamadı, ancak olayla ilgili birçok gerçek biliniyor. Libby, New York Hastanesine 4 Mart 1984 akşamı getirildiğinde 18 yaşında birinci sınıfta okumakta olan bir kolej öğrencisiydi. Yüksek ateş ve ani spazmodik hareketler hastaneye getirilme sebebiydi. Muayene sırasında bazen koopere bazen de ajite bir haldeydi. Depresyon öyküsü vardı ve fenelzin adlı bir antidepresan kullanıyordu.

 

Doktorlar Libby’yi gözleme aldılar ve sıvı verdiler. Viral bir enfeksiyon geçirmekte olduğundan şüphelendiler. Spazmodik hareketlerine karşı da meperidin verdiler. Libby’i değerlendiren doktorlar – eğitim almakta olan asistanlar- Zion’ların aile doktoru olan Dr. Raymond Sherman ile de bağlantı kurdular ve tedavi planında mutabık kaldılar. Bu arada saat sabahın 3’ü olmuştu.

 

Ancak Libby daha ajite hale geldi. Hastayı değerlendiren birinci yıl asistanı Dr. Luise L. Weinstein, Libby’nin bağlanmasını söyledi ve bir doz haloperidol verilmesini söyledi. Aynı saatlerde birkaç düzine hastayla daha ilgilenmekte olan Dr. Weinstein, Libby’i tekrar görmemişti. Vakayla ilgilenen ikinci yıl asistanı Dr. Gregg Stone ise aynı saatlerde birkaç saat dinlenebilmek için görev yerini terk etmişti.

 

İlerleyen saatlerde hemşireler Libby’nin sakinleştiğini söylediler, ancak sabah saat 06.00 civarında vücut ısısının 420C olduğunu bildirdiler. Sağlık personeli hastanın ateşini düşürmeye çalıştı, ama hastada kısa sürede kardiyak arrest gelişti. Yapılan bütün resüsitasyona karşın hasta geri döndürülemedi.

 

Başlangıçtaki üzüntü ve şoku atlattıktan sonra Sidney Zion ve eşi Elsa bir avukata başvurdular ve kızlarının ölümünü araştırdılar. Baba Sidney, kızının bağlandığını ve bundan sonra yeniden değerlendirilmediğini, kızını muayene eden doktorların uzmanlık eğitimi almakta olan doktorlar olduğunu, 36 saatlik vardiyalar halinde çalıştıklarını ve uzman doktorun hastaneye hiç gelmediğini öğrendi. Ailenin tepkisi öfkeye dönüştü.

 

Jüri hastaneyi suçlu buldu

Kızının ölümünü bir reformun başlangıcı yapmaya karar veren Sidney, basınla kızının başına gelenleri paylaştı. Kendisi de eski bir avukat olan ve gazeteci olarak çalışmakta olan Sydney Zion, ülke çapında gazetecilere hikâyeyi anlattı, hatta kızıyla ilgilenen doktorların cinayetle yargılanmasını sağlamaya da çalıştı. Malpraktis davası sonuçlandığında New York Hastanesi ve Libby Zion, hastanın geçmişteki kokain kullanma öyküsünün gizlenmesi nedeniyle eşit derecede suçlu bulundu. Ancak vakayla ilgili esas konunun asistanların çalışma saatleri ve danışacakları uzmanların varlığı olduğu açıktı.

 

Otuz altı saatlik çalışma süresinin tek kelimeyle “delilik” olarak nitelendirildiği davada jüri, doktorlardan ziyade hastaneyi suçlu bulmuştu. Bu vakadan sonra 1987 yılında New York eyaletinde uzmanlık eğitimi almakta olan doktorların hafta 80 saatten fazla ve bir vardiyada 24 saatten fazla çalışmasını engelleyen düzenlemeler devreye girdi. Ayrıca, kıdemli uzmanların yeteri miktarda danışmanlık yapmaları gerektiğine karar verildi. 2003 yılında da ülke çapındaki bütün uzmanlık eğitimlerinde bu kurallar uygulanmaya başladı.

Kaynak: Medimagazin

Bir cevap yazın