SON DAKİKA
11 Mayıs 2026, Pazartesi İletişim
Reklam

Her 100 Kişiden Birinde Görülüyor: Çölyak Hastalığında Tek Tedavi Ömür Boyu Glutensiz Diyet

Her 100 Kişiden Birinde Görülüyor: Çölyak Hastalığında Tek Tedavi Ömür Boyu Glutensiz Diyet

Türkiye’de her yüz kişiden birini etkileyen çölyak hastalığı, sinsi belirtileriyle geç teşhis edilirken tek tedavisi olan ömür boyu glutensiz diyet, hastalar için mutfaktan sokağa, okuldan iş yerine uzanan zorlu bir yaşam mücadelesine dönüşüyor. 9-16 Mayıs Çölyak Farkındalığı Haftası vesilesiyle uzmanlar ve dernek temsilcileri konuya dikkat çekiyor.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenterolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Necati Balamtekin, hastalığın kendini gösterme biçiminin kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterdiğini vurguladı. İshal, karın şişliği ve büyüme duraksamasının tipik belirtiler olduğunu ancak hastalığın bazen geçmeyen anemi, boy kısalığı, eklem rahatsızlıkları ve cilt döküntülerinin ardına saklanabildiğini aktaran Balamtekin, zamanında konulamayan teşhisin büyüme geriliği, kısırlık, kemik erimesi ve ileri tablolarda sindirim sistemi lenfomasına kadar giden ağır sonuçlar doğurabildiğini belirtti.

Son yıllarda moda haline gelen glutensiz diyet trendine ilişkin de net bir uyarı yapan Prof. Dr. Balamtekin, çölyak veya buğday alerjisi olmayan bireylere tıbbi olarak glutensiz diyet önermek doğru bir yaklaşım değildir, bunun tamamen bireysel bir tercih olduğunu vurguladı. Hastalığın bilimsel olarak kanıtlanmış tek tedavisinin ömür boyu sürdürülecek tavizsiz glutensiz diyet olduğunu da kaydeden Balamtekin, tıbbi geçerliliği olmayan sözde tedavi yöntemlerini “umut tacirliği” olarak nitelendirerek bu durumu doğrudan kriminal bir sorun olarak tanımladı.

Ankara’daki Çölyak Derneği Başkanı ve çölyak hastası Şebnem Ercebeci Çınar ise hastalıkla yaşamanın gündelik boyutunu çarpıcı bir benzetmeyle anlattı: “Bizim için bir lokma gluten kaçağı, bir yudum çamaşır suyu içmeye eşdeğer.” Evde kullanılan bıçaktan kesme tahtasına kadar her mutfak ekipmanının hastaya özel olması gerektiğini hatırlatan Çınar, “çapraz bulaş” tehlikesinin çoğu zaman dışarıdan bulaşıcı bir hastalık gibi yanlış algılandığını da belirtti.

Sosyal hayatta “bir lokmadan ne olur” baskısıyla sürekli mücadele etmek zorunda kalan çölyaklıların en büyük sınavlarından birini de okul yıllarında yaşadığını vurgulayan Çınar, kantin görevlisinden sınıf arkadaşlarının velilerine uzanan bir bilinç zinciri kurulması için özel bilgilendirme metinleri hazırlayarak okullara ulaştırdıklarını anlattı. 2004’ten bu yana yürütülen kurumsal mücadelede çölyak hastalığının Milli Eğitim ders kitaplarına girmesi ve askerlik sorunlarının çözüme kavuşturulması da önemli kazanımlar arasında yer alıyor.

Teşhis almadan kendi kendine glutensiz diyete başlamanın süreci sekteye uğratabileceğini hatırlatan Çınar, şüphe taşıyan kişilerin vakit kaybetmeden gastroenteroloji uzmanına başvurarak kan ve biyopsi testleriyle kesin tanı alması gerektiğini vurguladı. Diyete rağmen iyileşme görülmeyenlere ise şu tavsiyeyi iletti: Çözüm uzaklarda değil, kendi mutfağında gizli olabilir; çapraz bulaş riskine karşı tüm ekipman ve diyet uygulamalarının baştan gözden geçirilmesi şart.

SGK’nın Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında çölyak hastalarına yaş gruplarına göre aylık gıda desteği sağladığı da hatırlatılıyor. 0-5 yaş için 447,82 TL, 5-15 yaş için 682,50 TL ve 15 yaş üstü için 618,46 TL olarak belirlenen bu destek, hastaların glutensiz beslenme giderlerinin bir bölümünü karşılamayı amaçlıyor.

Paylaş:

Yorum Yaz

Reklam