SON DAKİKA
07 Ekim 2026, Çarşamba İletişim
Reklam

Hemofili Hastası Çocuk, Tedavi Gördüğü Hastaneye Tıp Öğrencisi Olarak Döndü

Hemofili Hastası Çocuk, Tedavi Gördüğü Hastaneye Tıp Öğrencisi Olarak Döndü

Van’da çocukken “ağır hemofili A” tanısı alan 18 yaşındaki Beytullah Alagöz, tıp fakültesini kazanarak yıllardır tedavisini yürüten Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Dursun Odabaş Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Kamuran Karaman’ın öğrencisi oldu.

Kent merkezinde ailesiyle yaşayan Alagöz’e, 3 yaşındayken götürüldüğü Van YYÜ Tıp Fakültesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi’nde yapılan tetkikler sonucunda, kanda pıhtılaşmayı sağlayan faktör 8 düzeyinin düşük olması nedeniyle “ağır hemofili A” tanısı konuldu. Çocuk Hematolojisi ve Onkoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kamuran Karaman tarafından tedavi edilen Alagöz’ün takipleri yıllarca Çocuk Hematoloji Servisi’nde sürdürüldü.

Çocukluk yıllarının önemli bölümünü hastanede geçiren Alagöz, burada görev yapan sağlık çalışanları ve doktorlarla yakın iletişim kurdu; kendisiyle yakından ilgilenen Karaman’ı örnek alarak doktor olmaya karar verdi. Geçen yıl İpekyolu ilçesindeki Niyazi Türkmenoğlu Anadolu Lisesi’nden mezun olan Alagöz, bu yıl girdiği üniversite sınavında Van YYÜ Tıp Fakültesi’ni kazanarak hayalini gerçekleştirdi. Tedavi gördüğü tıp merkezine bu kez öğrenci olarak gelen Alagöz, sabah saatlerinde Hematoloji Servisi’nde yapılan vizitelere de katılıyor. Gelecekte aynı koridorlarda çocuk hematoloji uzmanı olarak hastalarını iyileştirmeyi hedefliyor.

“Kamuran hoca bir hekimin hastasına nasıl yaklaşması gerektiğini gösterdi”

Alagöz, 3 yaşından itibaren uzun süre Prof. Dr. Kamuran Karaman’ın kontrolünde tedavi gördüğünü, ailesinin de sürekli “Kamuran hocayı örnek al, idolün olsun.” dediğini anlattı. Tedavi sürecinde hocasının gösterdiği merhamet ve ilginin üzerinde derin bir iz bıraktığını belirten Alagöz, şunları söyledi: “Tedavi sırasında hocamın bana gösterdiği merhamet ve ilgi üzerinde çok güzel bir iz bıraktı. Ben de ileride hastalarımın karşısına geçtiğimde, Kamuran hocam gibi merhametli, ilgili bir doktor olurum inşallah. Benim için gurur verici bir an. Bu bir tesadüf değil, çok güzel bir tevafuk. Önlüğümü odasında giymek güzel bir duyguydu. Kamuran hoca bir hekimin hastasına nasıl yaklaşması gerektiğini gösterdi, bunu hissettirdi. Çok mutluyum. Doktor olduğumda ilk amacım, hastalarımı iyileştirmenin yanı sıra onlara ilgi ve merhamet göstermek olacak çünkü bir hastanın sadece ilaçlarla değil, aynı zamanda ilgi ve merhametle de iyileşeceğine inanıyorum. Bu şekilde Kamuran hocamı örnek alıp hastalarıma öyle davranmak istiyorum.”

“Hematolog olmak istiyorum”

Tıp eğitimini tamamladıktan sonra çocuk hematolojisi alanında uzmanlaşarak hemofili ve benzeri hastalıklarla mücadele eden çocukların tedavisine katkı sunmak istediğini belirten Alagöz, “Hematoloji alanında uzmanlık yapmak istememin sebebi ise hastalarımla empati kurabilmek. Hastayken, ‘Acaba Kamuran hoca beni anlamıyor mu?’ diye düşünüyordum. Sonuçta kendisi hemofili hastası değildi. Beni ancak benim yaşadıklarımı yaşayan biri anlayabilir diye düşünüyordum. Bu yüzden hematolog olmayı hedefliyorum. Hastalarımla empati kurabilmek ve bunu onlara hissettirmek istiyorum.” dedi. Üniversite sınavına hazırlık sürecinde yoğun şekilde ders çalıştığını, emeklerinin karşılığını almanın ve ailesini ile doktorlarını sevindirmenin mutluluğunu yaşadığını da sözlerine ekledi.

“İyi bir doktor olması için de elimizden geleni yapacağız”

Prof. Dr. Kamuran Karaman ise gurur ve mutluluk verici bir ana şahitlik ettiklerini belirterek Alagöz’le 15-16 yıl öncesine uzanan bir yolculuklarının bulunduğunu, gelişen tıp ve tedavi olanakları sayesinde tedavi sürecinin sağlıklı ilerlediğini söyledi. Derslerine de giren Alagöz’ün takip ve tedavisine devam ettiklerini belirten Karaman, şunları kaydetti: “Daha küçükken takiplerinde sürekli bana ‘Meslektaşınız olacağım.’ diyordu. Ben de ‘İnşallah.’ diyordum. Zamanı geldi. Beytullah tıp fakültesini kazandı. Artık Beytullah ile birlikte gelecekte hastalara bakacağız. Kendisinin çok iyi bir doktor olacağına inancım tam. Beytullah’ın iyi bir doktor olması için eğitim sürecinde de elimizden geleni yapacağız. Yanında yer alacağız, dirsek dirseğe hasta bakmaya devam edeceğiz. Sonuç itibarıyla biz sadece şifaya aracılık ettik, görevimizi yerine getirdik. Fakat Beytullah’taki mevcut potansiyel ve kapasiteyi sadece o kullandı. İyi bir meslektaşımız olacak. Bundan hiç şüphem yok. Bu da bizi çok mutlu ediyor.”

“Bu anlar bizim için ölümsüz ve çok değerli anlar”

Alagöz’ün hastaları ziyaret etmesinin moral ve motivasyon açısından önemli olduğunu, sağlığına kavuşup doktor olma yolunda ilerlemesinin özellikle ergen hastalara umut verdiğini vurgulayan Karaman, tıp fakültesini kazandığını öğrendiğinde çok duygulandığını belirtti: “Bu, bizim işimizin güzel taraflarından biri. Hem hastalarımızın iyileşmesine şahitlik etmek hem de onların böyle güzel anlarına tanıklık etmek bizi ayrıca mutlu ediyor. Bazen evlenip çoluk çocuğuyla bizi ziyarete gelen hastalarımız da oluyor. Bu anlar bizim için ölümsüz ve çok değerli anlar. Umarım hep böyle güzel haberler alırız. Bu da bizim için önemli bir moral ve motivasyon kaynağı oluyor.”

Yorum Yaz