ChatGPT başta olmak üzere yapay zeka araçlarının günlük hayata girmesiyle birlikte pek çok ebeveyn çocuğunun sağlık sorunlarını önce bu dijital asistanlara sorar hale geldi. Peki bu araçlar gerçekten bir doktor kadar güvenilir mi? Uzmanlar, yapay zekanın çocuk sağlığındaki rolüne ilişkin net bir çerçeve çiziyor.
ÇOCUKLAR ‘KÜÇÜK YETİŞKİNLER’ DEĞİLDİR
Tıbbın temel ilkelerinden biri, çocukların yetişkinlerin küçük birer kopyası olmadığıdır. Çocukların fizyolojisi, büyüme süreçleri ve hastalık belirtileri sürekli bir değişim ve gelişim halindedir. Bugün kullanılan yapay zeka modellerinin büyük çoğunluğu yetişkin verileriyle eğitildiğinden bu sistemlerin çocuklar için her zaman doğru sonuçlar üretmesi güçtür. Ebeveynlerin bebeğin yaşı, geçmiş hastalıklar, belirtilerin ortaya çıkış zamanı ve kullanılan ilaçlar gibi kritik bilgileri sisteme aktarmaması halinde yapay zekanın yanıltıcı sonuçlar üretme riski daha da artmaktadır.
DİJİTAL BİR ASİSTAN MI YOKSA BİR DOKTOR MU?
Yeni nesil yapay zeka araçları, tıbbi terimleri açıklamak veya doktor randevusuna hazırlanırken soru listesi oluşturmak gibi konularda etkin bir asistan işlevi görebilir. Ancak bu sistemlerin birer “doktor” olmadığını unutmamak hayati önem taşıyor. Yapılan araştırmalar, bu araçların zaman zaman acil durumları doğru biçimde önceliklendiremediğini ve hayati tehlike taşıyan vakaları gözden kaçırabildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle en azından bugünün koşullarında yapay zekaya danışarak acile gidip gitmeme kararı verilmemeli, doktora danışılmadan ilaç kesilmemelidir. Öte yandan bu platformlara paylaşılan çocuğa ait sağlık bilgileri dijital ayak izi bırakmakta olup yapay zekaların henüz tıbbi gizlilik standartlarına tam uyumlu olmadığı da göz ardı edilmemelidir.
YİNE DE GELECEK UMUT VERİCİ
Tüm bu uyarılara karşın yapay zekanın çocuk sağlığında dönüştürücü bir potansiyel taşıdığı da bir gerçek. Hastanelerde bebeklerde kan zehirlenmesi gibi ciddi durumları önceden tahmin eden sistemler, nadir hastalıkların teşhisini hızlandıran görüntüleme teknolojileri ve karmaşık ameliyatlar öncesinde çocuğun vücudunun sanal kopyasını oluşturarak cerrahi provaya olanak tanıyan “dijital ikizler” halihazırda kullanılmaktadır. İlerleyen yıllarda yapay zekaların hem aileler hem de sağlık profesyonelleri için vazgeçilmez birer asistana dönüşmesi beklenmektedir; ancak bu sistemlerin hekimin yerini değil, onu destekleyen bir araç olma işlevini üstleneceği öngörülmektedir.
Yapay zekayı bilinçli kullanmak isteyenler için üç temel kural öne çıkıyor: Tıbbi terimleri anlamak veya doktora sormak üzere notlar hazırlamak gibi düşük riskli işlerde yararlanmak; çocuğun kimliğini belirleyecek hassas verileri bu sistemlere aktarmaktan kaçınmak ve yapay zekadan alınan hiçbir bilginin çocuğun doktorunun klinik değerlendirmesinin yerini tutamayacağını her zaman akılda bulundurmak.