SON DAKİKA
01 Ekim 2026, Perşembe İletişim
Reklam

Zayıflama İğneleri Unutkanlığa mı Yol Açıyor? Uzmanlardan Çarpıcı Açıklamalar

Zayıflama İğneleri Unutkanlığa mı Yol Açıyor? Uzmanlardan Çarpıcı Açıklamalar

NTV’nin Zincirleme Reaksiyon programında bu hafta, zayıflama iğnelerinin unutkanlığa yol açtığı yönündeki iddialar mercek altına alındı. Konuyu Dr. Ayça Kaya ve Prof. Dr. Mustafa Çetiner değerlendirdi.

Programda, zayıflama iğnelerinin nadir bir yan etkisi olarak unutkanlığa neden olabileceğine dair bir haberin bu hafta gündeme geldiği hatırlatıldı. Ancak uzmanlar, bu ilaçların doğrudan unutkanlığa yol açtığını gösteren büyük ölçekli bir bilimsel çalışma bulunmadığının altını çizdi. Aksine diyabet hastalarında semaglutit molekülüyle Alzheimer ve demans görülme oranlarının daha düşük olduğunun gösterildiği belirtildi.

Prof. Dr. Mustafa Çetiner, ilaçların etki mekanizmasını şöyle özetledi: “Zayıflama iğnesi demans yapmıyor ya da sizi çok akıllı yapmıyor. Bu ilaçlar, obezitede biyolojik olarak bozulan sistemi düzelttiği ve insanlar kilo kaybettiği için obeziteye bağlı kronik inflamasyonu azaltıyor. Yağ hücreleri çok pasif organlar değil; buradan hormonlar ve sitokinler salgılanıyor ve bunlar bütün vücuttaki sistemleri etkiliyor. Kilo kaybettiğinizde bunların salınımı azalıyor, damar endeliniz korunuyor, organlarınız daha iyi çalışır hale geliyor.”

Uzmanlara göre asıl sorun genellikle yanlış beslenme. Kilo verirken beslenmenin ihmal edilip aç kalmanın bir yöntem gibi görülmesi, ilaçların zaten iştahı kesmesiyle birleşince vücudun ihtiyaç duyduğu makro ve mikro besinler karşılanamıyor. Bu da vitamin eksikliklerine, kas kayıplarına ve glikoz metabolizmasının etkilenmesi yoluyla kognitif fonksiyonlarda değişikliklere yol açabiliyor. Ayrıca hastaların susuzluk hissini tam algılayamaması dehidratasyona, dehidratasyon da konsantrasyon kaybına neden olabiliyor. Bazı hastalarda görülen çok hızlı kilo kaybı da vücuttaki dengeleri bozabiliyor.

Uzmanlar, “zayıflama iğnesi demans yapar, Alzheimer yapar” şeklinde bir bilgi vermenin hem bilimsel olarak dayanaksız hem de bu ilaçlara karşı büyük bir haksızlık olacağını vurguladı. Metabolik hastalıkların dünyanın en büyük sağlık sorunlarından biri olduğu hatırlatılarak, bu ilaçların buna karşı geliştirilmiş güçlü araçlar olduğu belirtildi. Lancet’te yayımlanan geniş kapsamlı bir çalışmanın, bu ilaçların kardiyovasküler hastalık riskini ve kanser gelişim riskini ciddi ölçüde azalttığını gösterdiği de programda paylaşıldı.

“Asıl endişe: kontrolsüz kullanım”

Uzmanlar, bu ilaçlarla ilgili gerçek endişenin hekim kontrolü olmadan ve yanlış endikasyonla kullanılmaları olduğunu belirtti. FDA onayının vücut kütle indeksi 30 ve üzeri için geçerli olmasına rağmen, normale yakın kilodaki kişilerin de bu ilaçları kullandığı, yan etkilerin özellikle bu grupta daha çok konuşulduğu ifade edildi. Hekim kontrolü ve takibi olmadan kullanımın; safra kesesi taşı, pankreas problemleri ve tiroid kanseri öyküsü gibi durumların gözden kaçmasına yol açarak ciddi risk oluşturabileceği vurgulandı.

Yorum Yaz