Hava sıcaklıklarının yükselmesi ve insanların açık alanlara daha fazla çıkmasıyla birlikte kene tutunma vakalarında her yıl belirgin bir artış yaşanıyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, yaz aylarının yaklaşmasıyla kene popülasyonunun aktif hale geldiğini ve tüm Türkiye’de vakaların artmaya başlayacağını belirterek vatandaşları uyardı.
Piknik, yürüyüş ve tarımsal faaliyetlerin kene ile temas riskini artırdığını vurgulayan Keskin, “Sadece Tokat’ta değil, tüm Türkiye’de kene tutunma vakalarını görmeye başlayacağız. Havaların ısınmasıyla kenelerin aktivitesi artıyor. Aynı zamanda insanlar da daha fazla dış ortama çıkıyor. Pikniğe gidiyor, yürüyüş yapıyor, tarımsal faaliyetlerde bulunuyor. Bu durum, kene ile temas riskini artırıyor.” dedi.
Özellikle mera, çayırlık ve ormanlık alanlarda alınması gereken önlemlere ilişkin pratik önerilerde de bulunan Keskin, “Bu tür alanlara veya ormanlık bölgelere girilecekse pantolon paçalarının çorap içine alınması çok önemli. Ayrıca açık renkli kıyafetler tercih edilmesi, kenelerin fark edilmesini kolaylaştırır. Sahaya çıkarken kene kovucu ürünlerin kullanılması da oldukça etkili bir önlemdir. Dış ortamdan dönüldüğünde ise mutlaka duş alınmalı ve vücut kene açısından kontrol edilmelidir.” uyarısını yaptı.
Türkiye’de tespit edilen 56 kene türünden 20’si insanlar üzerinde bulundu
Her kenenin hastalık taşımadığını hatırlatan Prof. Dr. Keskin, dünya genelinde yaklaşık 1030 kene türü bulunduğunu, bunların büyük çoğunluğunun insan sağlığı açısından risk oluşturmadığını vurguladı. Türkiye’de 56 kene türü tespit edildiğini, bunların 20’sinin insanlar üzerinde saptandığını belirten Keskin, özellikle “Hyalomma marginatum” türüne dikkat çekti: “İnsanlar üzerinden toplanan kenelerin yüzde 70-80’ini Hyalomma marginatum oluşturuyor. Bu tür, KKKA hastalığını doğrudan bulaştırabildiği için bizim için en riskli kene türüdür ancak tüm keneler hastalık taşıyacak diye bir durum söz konusu değildir. Hepsinin insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu söyleyemeyiz.”