Rekabet Kurumu, özel sağlık sigortası alanında faaliyet gösteren çok sayıda şirket ve özel hastane hakkında soruşturma başlattı. Soruşturmanın gerekçesi olarak fiyatların birlikte belirlenmesi ve dışlayıcı sözleşmeler öne çıkıyor.
Köşe yazarı Noyan Doğan, konuyu kaleme aldığı yazısında şunları aktardı: “Gerekçe bildik; rekabete aykırı hareket edilip, fiyatların birlikte belirlenmesi. Bir gerekçe daha var ki ilginç; sigorta şirketleri ile hastaneler arasında dışlayıcı sözleşmeler yapılması.
Şirket ve hastane isimlerini tek tek yazmayacağım çünkü konu şirketlerle değil soruşturmanın gerekçesi ile ilgili. Rekabet Kurumu’nun bu soruşturması duyulunca da okuyuculardan, “Gördün mü, birlikte hareket edip fahiş fiyat belirliyorlarmış, biz de bundan şikâyet ediyoruz” şeklinde çokça eleştiri almaya başladım. Kimi okuyucular da soruşturmaya neden değinmediğimi soruyor. Daha doğrusu gündeme getirmememi eleştiriyor. Rekabet Kurumu’nun soruşturması devam ederken bir şeyler yazmayı doğru bulmuyorum ama özel sağlık sigortasının işleyişi hakkında bazı tespitlerde bulunabilirim.
Soruşturma başlatılan şirketlerin durumu
Soruşturma kapsamındaki 14 sigorta şirketinin sağlık sigortası pazarındaki payları incelendiğinde çarpıcı tablolar ortaya çıkıyor. Bu şirketlerden birinin 2024 yılında faaliyetini durdurduğu, bir diğerinin ise hiçbir zaman sağlık sigortası satmadığı görülüyor. Soruşturulan dört şirketin toplam pazar payı yalnızca yüzde 1,31 düzeyinde kalıyor; şirket başına bu oran yüzde 0,35 ile yüzde 0,07 arasında seyrediyor. Söz konusu beş şirketin sektördeki etkisi pratikte son derece sınırlı.
Ortak hareket mi ediyorlar?
Sektörün 2025 yılı mali verileri incelendiğinde tablo şöyle özetlenebilir: Sağlık sigortası pazarında hasar/prim oranı yüzde 75 civarında seyrediyor. Bu oran, şirketlerin her 100 liralık prim geliri karşısında 75 lira hasar ödemesi anlamına geliyor. 2024 verilerine göre şirketler sağlıkta 211 milyar TL prim toplarken, hasarlar 154 milyar TL’ye yaklaştı.
Aracı komisyonları ve genel giderler eklendiğinde hasar/prim oranı yüzde 95’e ulaşıyor; yani her 100 liralık primden geriye yalnızca 5 lira kalıyor. Bu noktada şu soru kaçınılmaz hale geliyor: “Fiyatlar birlikte belirlenip, birlikte hareket edildiyse ortada ciddi bir kâr olması ve bu işten ciddi paralar kazanılması gerekmiyor mu? Ama ortada böyle bir gelir ve kâr yok.”