Cumartesi , 13 Ağustos 2022
Anasayfa » Sağlık HABER » SaÄŸlık sistemi kökten deÄŸiÅŸiyor!

Sağlık sistemi kökten değişiyor!

 2012’de yapılacak olan Temel SaÄŸlık Kanunu’nu anlatan Bakan AkdaÄŸ, yabancı hekimlerin Türkiye’de çalışmasıyla ilgili ikincil düzenlemelerin de bu ay içinde yayımlanmasının planladığını açıkladı

 SaÄŸlıkta Dönüşüm Programı’nın geniÅŸ kapsamlı olduÄŸunu ve hızla yürüdüğünü ifade eden SaÄŸlık Bakanı Recep AkdaÄŸ, ”Biz öncelikle vatandaÅŸa temas eden kısımlarda hızlı deÄŸiÅŸiklikler gerçekleÅŸtirdik. Yapısal bir deÄŸiÅŸiklik düşünüldüğünde normalde önce Bakanlık merkezinde yapısal deÄŸiÅŸiklikler yapılır. Biz, bunu yapmadık. Önce vatandaşın ihtiyacını gözettik. Åžimdi yeni teÅŸkilat yapımızı geliÅŸtireceÄŸiz. Kanunu yaptık, ama uygulamayla ilgili birçok iÅŸimiz var.”

AkdaÄŸ, 2012 yılı için önemli bir kanun hazırlığı daha bulunduÄŸunu dile getirerek, ”1920-1928’li yıllardan itibaren yapılmış 20’ye yakın kanunu toparlayarak bir Temel SaÄŸlık Kanunu yapacağız. Bunun için birkaç senedir ciddi bir hazırlık içerisindeyiz. Bu da çok köklü bir deÄŸiÅŸiklik olacak. Yine iÅŸlerimizi, saÄŸlık hizmetlerinin verilmesini kolaylaÅŸtıracak” diye konuÅŸtu.

SaÄŸlık çalışanlarına da teÅŸekkür eden AkdaÄŸ, dönüşüm programının baÅŸarısının saÄŸlık çalışanlarından kaynaklandığını vurguladı. AkdaÄŸ, ”Elbette Hükümet, AK Parti ve Bakanlık olarak kararlı davrandık, ama saÄŸlık çalışanları bunu içselleÅŸtirmiÅŸ olmasalardı biz bunu gerçekleÅŸtiremezdik” dedi.

Van depreminde saÄŸlık çalışanlarının özverisinin tüm dünyaya örnek olduÄŸunu dile getiren AkdaÄŸ, tüm çalışanlara teÅŸekkür etti. AkdaÄŸ, bölgede hiç salgın yaÅŸanmadığına dikkati çekerek, vatandaÅŸların saÄŸlık açısından hiçbir ÅŸekilde ‘çaresiz bırakılmadığını’ kaydetti.

YABANCI HEKÄ°ME Ä°KÄ°NCÄ° MEVZUAT
Akdağ, çalışma izniyle ilgili mevzuat konusunda da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile çalışma yürüttüklerini söyledi.

Yabancı hekimlerin Türkiye’de çalışmasıyla ilgili daha önce yasal düzenlemenin yapıldığını hatırlatan AkdaÄŸ, ikincil mevzuat hakkında da çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Akdağ, Türk Tabipleri Birliğinin (TTB), mevzuat henüz yayımlanmadığından, yabancı bir hekimin yaptığı çalışma başvurusunu reddetmesinin yerinde olduğunu söyledi.

Yabancı hekimlerin Türkiye’de çalışması için denklik ve Türkçe bilme ÅŸartının gerekli olduÄŸunu bir kez daha vurgulayan AkdaÄŸ, ”Çalışma izniyle ilgili kısımlar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ilgili hususlar, yönetmeliÄŸi onlarla birlikte hazırlıyoruz. Detayları bu ayın içerisinde kamuoyuna da sizlere de bildirmiÅŸ olacağız” dedi.

‘TAM GÃœN’DE ESNEME YOK
SaÄŸlık Bakanı Recep AkdaÄŸ, Tam Gün uygulamalarının Türkiye’de yerleÅŸtiÄŸini belirterek, muayenehanesi ya da özelle iliÅŸkisi olan öğretim üyelerinin acil durumlarda ya da konsültasyon ihtiyacında hastalara müdahale edebileceÄŸini bildirdi. AkdaÄŸ, ancak bu hizmetin çok geniÅŸ bir uygulama olarak düşünülmemesi gerektiÄŸini vurguladı.

Sağlık Bakanı Akdağ, kahvaltıda bir araya geldiği gazetecilere Tam Gün Yasasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Geçen yıl tam gün ile ilgili tartışmaların devam ettiğini, ama bu konuda ciddi bir paradigma değişikliği yaşandığını ifade eden Akdağ, bu uygulamanın fiilen hayatta olduğuna dikkati çekti.

Ãœlkedeki 120 bine dolayındaki doktorun 90 bine yakınının kamuda görev yaptığını, bunlardan da bin kadarının tam gün çalışmadığını anlatan AkdaÄŸ, ”Bunların hepsi üniversitede. SaÄŸlık Bakanlığı hastanelerinde tam gün uygulaması artık tamamen yürürlüğe girmiÅŸ durumda. 32 binin üzerindeki uzman arkadaşımızın hiçbirinin dışarıda bir özel hastaneyle ya da muayenehaneyle iliÅŸkisi yok” diye konuÅŸtu.

VatandaÅŸların bu uygulamanın yanında olduÄŸunu vurgulayan AkdaÄŸ, tartışmanın üniversite tarafında devam eden küçük bir ayağı olduÄŸunu, ancak bunun da 2012’de çözüleceÄŸini bildirdi.

AkdaÄŸ, ”Bir sosyal devlette vatandaşın desteÄŸini alan bir uygulamaya kim karşı çıkarsa çıksın bu karşı çıkanların benim demokrasi anlayışıma göre, güçleri, vatandaşın lehine olan uygulamaları deÄŸiÅŸtirmeye ya da baltalamaya yetmez” diye konuÅŸtu.

Vatandaşın sağlığını ticari meta, ticaret unsuru olarak değerlendirilebilecek uygulamalara izin vermelerinin beklenmemesi gerektiğini belirten Akdağ, hükümetin bu konudaki kararlılığını dile getirdi.

KONSÃœLTANLIK SÄ°STEMÄ°
”Ãœniversite hastanelerindeki konsültanlığın ÅŸartları” ile ilgili bir soru üzerine ise AkdaÄŸ, ”Ãœniversite hastanelerinde yapılan yüzlerce, binlerce, milyonlarca iÅŸlem hiç bu ihtiyaç olmadan zaten gerçekleÅŸtiriliyor. KonuÅŸtuÄŸumuz çok ÅŸey, çok nadir durumlar için gereken bir husustur. Bunun da ÅŸu anda hukuken zaten imkanı var” dedi.

Acil bir durumda, hasta başka bir hastaneye götürülemediğinde ya da hizmetin bütünlüğü açısından tam gün çalışmayan bir hocanın desteğine ihtiyaç duyulduğunda buna kanunların izin verdiğini anlatan Akdağ, ancak bunun belgelendirilmesi, tutanak altına alınması gerektiğini vurguladı.

AkdaÄŸ, ”Amacımız ne? Dışarıda muayenehanesi olan ya da bir özel hastaneyle iliÅŸkisi olan bir deÄŸerli öğretim üyemizin oradaki iliÅŸkiyi üniversite hastanesinin içine taşımasına engel olmaya çalışıyoruz. Çünkü o iliÅŸkinin üniversite hastanesinin içine taşınması çok pahalıya mal oluyor” diye konuÅŸtu.

”Muayenehanesi ya da özel hastaneyle iliÅŸkisi olan öğretim üyelerinin konsültanlık hizmetinden nasıl yararlanılacağı?” sorusunu da yanıtlayan AkdaÄŸ, acil ve çok özel durumlara has konsültanlık hizmetinin geniÅŸ bir uygulama olarak düşünülmemesi gerektiÄŸini vurguladı.

Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Tam gün çalışmayı ortadan kaldıracak, istismarlara yol açacak bir uygulamaya müsaade etmeyiz. Ancak YÖK ile de konuÅŸtuÄŸumuz biçimde, üniversite ile kadro iliÅŸkisini kesmiÅŸ öğretim üyeleri, profesör ve doçentler açısından bir sözleÅŸmeli model üzerinde çalışıyoruz. Yalnız bu sözleÅŸmelilik modelleri de yarın yasalaşırsa hiçbir zaman tam günün ruhunu bozacak ÅŸekilde yaygın uygulamalar haline getirilmeyecektir. Çok özel durumlarda, çok özel ihtiyaçlar için uygulanabilecek modellerdir.”

Bu konuda bir hususun daha altını çizmek istediğini dile getiren Akdağ, konuşmasında şunları vurguladı:

”Türkiye’nin anlı ÅŸanlı, yarım asırlık, bir asırlık tarihi olan üniversitelerin, tıp fakültelerinin bir takım özellikli iÅŸleri sadece piyasayla iliÅŸkisi olan öğretim üyelerine ait kalacak ÅŸekilde geliÅŸtirememiÅŸ olması da dikkate deÄŸerdir. Şöyle düşünün, Ankara’da büyük bir üniversite bir hususta ÅŸikayetleniyor, diyor ki, ‘biz karaciÄŸer nakli yapamıyoruz, karaciÄŸer nakli yapan hocamızın piyasayla iliÅŸkisi var, onun için artık karaciÄŸer nakli yapamıyor.’ Piyasayla iliÅŸkisi var ne demek? KaraciÄŸer nakli yapmak için vatandaÅŸla dışarıda pazarlık yapmaktadır. Bunları açık açık konuÅŸalım. Böyle bir ÅŸikayet ortaya konurken o üniversitenin ön ayak olduÄŸu, geliÅŸmesini saÄŸladığı Anadolu’daki üniversitelerden biri de dünyanın karaciÄŸer nakli yapan tıp fakültelerinin arasına giriyor. Böyle bir gerçekliÄŸi görünce biraz oturup düşünmek lazım. Bir köklü tıp fakültesinde özellikli iÅŸlemi yapan hocalar grubu, bunların hepsinin dışarıyla iliÅŸkisi varsa, demek ki geçmiÅŸte çok kötü bir sistem varmış. O alana ihtiyacı olan her vatandaÅŸ ya muayenehaneye ya da özel hastaneye taşınmak zorunda kalıyordu.”

Akdağ, tam gün uygulamalarını bozacak, geniş anlamda dışarıda çalışanların üniversitelerin içine nüfuz ederek bu kurumları ticarileştireceği bir ortama girmeyeceklerini bildirdi.

AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.