Cumartesi , 8 Ağustos 2020
Anasayfa » Genel » Recep AKDAÄž: “Hayırseverlerin ismi yardıma koÅŸacak.”

Recep AKDAÄž: “Hayırseverlerin ismi yardıma koÅŸacak.”

Hayırsever isimlerini ambulanslara vermeye başlayacaklarını açıklayan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bakanlığın 2012 yılı hedeflerini anlattı

 

 

SaÄŸlık Bakanı Recep AkdaÄŸ, 2012 yılında da ruh saÄŸlığına yönelik hizmetlere ağırılık vereceklerini belirterek, Türkiye’de yaklaşık 200-300 bin kiÅŸiye Toplum Temelli Ruh SaÄŸlığı Merkezi kuracaklarını, Çocuk Ä°zlem Merkezlerini yaygınlaÅŸtıracaklarını ve Obezite Eylem Planı’nı çok ciddi medya kampanyaları ile duyurup vatandaÅŸların farkındalığını artırarak yürütmeye devam edeceklerini söyledi.

Bakan Akdağ, bakanlığının 2012 yılında hayata geçirilecek uygulamalarını Anadolu Ajansına anlattı.

Soru: Toplum Ruh SaÄŸlığı Merkezleri ile ilgili bazı düzenlemeler yapılacaktı, 2012’de bu konuyu kapsayan neler yapılacak?

Bakan AkdaÄŸ: DoÄŸrusu biz, bundan 3 sene öncesine kadar Türkiye’de 21 merkezde 100-200 yataklı çok modern küçük psikiyatri hastaneleri yaparak, ülkede 8 bölgeye yığılan psikiyatrik hasta yükünü biraz daha dağıtacaktık. Her bölgeye insanlar çok kolay ulaÅŸsın, çok modern bir hastane olsun… Daha sonra dünyanın gidiÅŸatı ve Dünya SaÄŸlık Örgütünün de bu husustaki tavsiyelerini de gözönüne alarak, bu fikrimizden vazgeçtik. Bunun yerine Toplum Temelli Ruh SaÄŸlık Merkezi dediÄŸimiz bir modeli benimsemiÅŸ durumdayız. Ä°lk örneklerine Bolu’da baÅŸladık. Daha sonra hızla yaygınlaÅŸtırıyoruz. 2011 ve 2012’de Türkiye’de yaklaşık 200-300 bin kiÅŸiye Toplum Temelli Ruh SaÄŸlığı Merkezi kuracağız. Bu nasıl bir ÅŸey?

Bir psikiyatrik hasta yatması gerektiÄŸinde normal bir hastanede yatacak. Böyle, yüzlerce hatta Bakırköy’de olduÄŸu gibi binleri aÅŸkın hastanın yattığı hastane fikrinden vazgeçiyoruz. Çünkü araÅŸtırmalar ÅŸunu göstermiÅŸ ki, en mükemmel hastaneler de yapsanız, personelinizi en mükemmel biçimde de eÄŸitseniz, bu hastanelerde personel davranışı bir süre sonra deÄŸiÅŸmeye baÅŸlıyor, olumsuza doÄŸru deÄŸiÅŸiyor. Ne kadar eÄŸitim yaparsanız yapın, bu psikolojik ortamı kıramıyorsunuz. Dolayısıyla, normal hastanelerde uygun güvenlikli psikiyatri klinikleri oluÅŸturarak, çok kalabalık olmayan kliniklerde psikiyatri hastalarını çok kısa süre yatıracağız. Ondan sonra bu hastaları, Toplum Temelli Ruh SaÄŸlığı Merkezleri alacak. Hastanın rehabilitasyonunu yapacak, sürekli olarak takibini yapacak, ilacını kullanıp kullanmadığını takip edecek.

“PSÄ°KÄ°YATRÄ°K HASTALARIN ÖNEMLÄ° BÖLÃœMÃœ, Ä°YÄ° TEDAVÄ° EDÄ°LMEYEN ŞİZOFRENÄ°K HASTALAR”
Toplumda sürekli hastalanan, toplumun ailenin başına sürekli olarak bir sosyal yük oluÅŸturan psikiyatrik hastaların önemli bölümü, iyi tedavi edilmeyen ÅŸizofrenik hastalar ya da çok ağır depresyon hastaları. Bu kiÅŸilerin, tedavileri düzenli yapıldığında sosyal uyumları kolaylaşıyor. Tedavileri düzenli yapılmadığında ise toplumdan tamamen kopuyor ve ailenin üzerine sürekli yük oluyorlar ya da bu kiÅŸileri götürüp bir akıl ruh saÄŸlığı hastanesine kapatmak gerekir gibi bir düşünce oluÅŸuyor. Halbuki yakın takip edilirse bu kiÅŸilerin büyük bir çoÄŸunluÄŸunun, toplumla barışık yaÅŸamaları mümkün. Burada da bir kültürü deÄŸiÅŸtirmiÅŸ olacağız. Çok iyi örnekler, birçok ÅŸehrimizde baÅŸladı. 2012’de bunu süratle yaygınlaÅŸtıracağız.

Bu kişiler, ihtiyaçları oldukları ölçüde gündüz rehabilitasyon merkezlerine gelecekler, ihtiyaçları olduğu sıklıkta. Burada hem tedavileri takip edilecek hem de rehabilite edilecekler ve akşam da evlerine dönecekler. Bunların içinde, aileleri olmayan hastalar varsa, orada da yine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız ile irtibat halinde olacağız, onlara bu bakanlığın sahip çıkmasını sağlayacağız.

ÇOCUK İZLEM MERKEZLERİ YAYGINLAŞTIRILACAK
2012’de ikinci olarak Çocuk Ä°zlem Merkezlerini yaygınlaÅŸtıracağız. Bunun ilkini 2011’de Ankara’da kurduk.

Bu merkezin öyle herkes tarafından bilinir olmasını istemiyoruz. Sonuçta bilinir, ama çok ortaya yere çıkarmıyoruz. Basını da götürmedik. Çok mükemmel bir merkez kurduk. Hakikaten, bundan dolayı ben çok mutluyum. Bize, diğer bakanlıklar ve kuruluşlar da büyük katkı verdi. Başta Adalet ve Milli Eğitim bakanlıkları olmak üzere İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ciddi katkılar verdi.

Sistem, şöyle çalışıyor. Ankara ilinde eÄŸitimler verdik, hem saÄŸlık çalışanlarına hem öğretmenlere hem de polislere. Herhangi bir çocuk, bir cinsel istismara maruz kalmışsa, şöyle yapılıyordu biliyorsunuz ki, hala birçok yerde böyle yapılıyor maalesef… Çocuk, bir karakola götürülüyor, ifadesi alınıyor, savcıya götürülüyor ifadesi alınıyor, adli tıpa götürülüyor ifadesi alınıyor, mahkemeye çıkartılıyor ifadesi alınıyor, adli tıpa götürülüyor oradan rapor alınıyor. Bir felaket senaryosu yani… Zaten ruhen yıpranmış olan yavrumuz, daha da yıpranıyor. Bu, Çocuk Ä°zlem Merkezleri ise şöyle çalışıyor. Bu eÄŸitim almış kiÅŸiler, böyle bir vaka ile karşılaÅŸtığında doÄŸrudan Çocuk izlem Merkezine bu yavrumuzun ulaÅŸmasını saÄŸlıyor. Hiç konuÅŸmadan, herhangi bir ifade falan almak yok. Çocuk Ä°zlem Merkezine gittiÄŸinde orada 24 saat 365 gün iyi yetiÅŸmiÅŸ ve eÄŸitim almış psikologlar ve sosyal hizmet uzmanları nöbette oluyor. Onlar, yavrumuzu karşılıyorlar. Yaşına uygun, farklı bekleme odalarımız var. Küçük çocuklar için farklı, ergen için farklı özellikte. Bu kiÅŸileri, odaya alıyorlar. Daha sonra, fiziksel muayenesi yapılıyor, sonra ifadesinin alınması aÅŸamasında özel odalarımız var. Bunlar, aynalı odalar, dışarıdan içerisi görülüyor, içeriden dışarısı görülmüyor. Bir sosyal hizmet uzmanı ve psikolog çocuÄŸumuz alarak orada oturuyorlar. Çocuk, savcıyı, polisi, avukatı hiç kimseyi görmüyor. Onlar dışarıdan görüyor ve konuÅŸmaları da duyuyorlar. Savcının sorduÄŸu soruları psikolog, kulaklığından duyuyor ve çocuÄŸun yaşına ve ruhsal durumuna göre tercüme ederek çocuÄŸa soruyor. Aldığı cevaplarla ifade kayda alınıyor. Savcılarımız da 24 saat nöbetçi. Bu yüzden Adalet Bakanlığına ve Ankara BaÅŸsavcılığına teÅŸekkür ediyorum, bize iyi bir uyum gösterdi. Ä°ÅŸler orada bitiyor. Çocuk iyi durumdaysa evine gönderiliyor, iyi durumda deÄŸilse birkaç gün orada misafir ediliyor. Fakat ruhsal durumunun takip edilmesi gerekiyor. Şİmdi, o aÅŸamayı geliÅŸtirmeye çalışıyoruz, Sosyal Politikalar Bakanlığı ile birlikte. Bunu, Türkiye’de 29 merkeze yaygınlaÅŸtıracağız.

Sağlık bölgeleri olarak 29 alan oluşturmuş durumdayız. Biraz zamanımızı alıyor ama biz yaptığımız işi beğendik.

ATAMALAR YAKINDA YAPILACAK
Soru: Sağlık Bakanlığı Teşkilat Yapısı ile ilgili yeni düzenlemeler yapıldı. Bununla ilgili tüm atamalar ne zaman belli olacak?

Bakan AkdaÄŸ: Bu kapsamda 80 il müdürümüzün aÅŸağı yukarı 70’ini belirledik, kalanlarını da yakın bir zamanda belirleriz.

Bakanlık merkezi de bir ay içinde büyük ölçüde şekillenmiş olur, ama hastane birlikleri ile ilgili olarak daha çalışılacak şeyler, detaylar var, onları çalışacağız.

SaÄŸlık Bakanı Recep AkdaÄŸ, gönüllü saÄŸlık hizmeti vermek isteyen vatandaÅŸlara ya da vakıflara kolaylıklar getireceklerini belirterek, ”Bir hastane yaptırdığınızda, harcama belli bir limitin üstündeyse isim verebiliyorsunuz. Bunu ambulanslarımız için de yapacağız” dedi.

Soru: VatandaÅŸlar 2011’de birçok yenilik gördü ve bunlardan çok memnun. 2012’de vatandaÅŸlarımıza yönelik müjdeleriniz, saÄŸlık alanında uygulamaya koyacağınız yenilikler neler?

Akdağ: Çok yenilik yapan bir bakanlık için artık yenilik zor. Ama en önemlisi başlattığımız uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Özellikle randevu sistemi bütün ülkeye yaygınlaşmış olacak. Bunu çok da önemsiyoruz doğrusu. Bunun dışında aile hekimlerinin etkinliğini artırmak için özellikle hamileler ve çocuklarımız başta olmak üzere sahada takip yapacak ebelerimizle ilgili yeni bir sistem geliştiriyoruz. Aile hekimlerinin, özellikle de kırsaldaki aile hekimlerinin mobil hizmetleri var, köylere gidiyorlar. Ancak, normalde tek bir personelle çalıştıkları için biraz bu işe yetişmekte zorlanıyorlar. Dolayısıyla biz onlara toplum sağlığından da ebelerle hizmet veriyoruz sağlık evlerimizde. Bu sistemi biraz daha geliştirip mutlaka ebelerin çok daha kolay ulaşabileceği, kırsalda da bebeklerimize ve annelerimize çok daha kolay ulaşacağı yeni bir sistem geliştiriyoruz. Daha doğrusu sistemi biraz daha geliştiriyoruz.

AMBULANSLARA HAYIRSEVER Ä°SMÄ° VERÄ°LECEK
Soru: Kanun hükmünde kararname ile getirilen sosyal amaçlı gönüllü ücretsiz sağlık hizmetinin yaygınlaştırılması da amaçlanıyor. Bununla ilgili bilgi verir misiniz?

AkdaÄŸ: Burada daha çok vakıflarımızı, ya da hayırsever kuruluÅŸları hizmetin içine çekmeyi düşünüyoruz. Åžu ÅŸartla ki, özel hastanecilik yapan vakıfları bu iÅŸe pek sokmayacağız. Çünkü o zaman vakıf adı altında bir ticari iliÅŸkiye dönebiliyor. Bakanlık olarak gönüllü saÄŸlık hizmeti vermek isteyen vatandaÅŸlarımıza ya da vakıflarımıza birtakım kolaylıklar getireceÄŸiz. ÖrneÄŸin, bir hastane yaptırdığınızda harcama belli bir limitin üstündeyse isim verebiliyorsunuz. Bunu ambulanslarımız için de yapacağız. Siz bir hayırsever olarak ambulans alıp da SaÄŸlık Bakanlığına bağışlarsanız bu ambulansın uygun bir köşesine isminizi yazacağız. O ambulans dolaşırken isminiz de bir hayırsever olarak dolaÅŸacak, ‘Ambulans filan kiÅŸinin bağışıdır’ diye. Çok ciddi ölçüde ambulans bağışlarını teÅŸvik edeceÄŸini düşünüyoruz.

HASTALARA SOSYAL HÄ°ZMET
Soru: Hastalarını emanet edecekleri yakınları olmayanlar için evde sağlık hizmetinin uygulamasıyla ilgili gönüllük esası oluşturulacağı söyleniyor.

Akdağ: Doğrusu bizim öyle bir çalışmamız yok. O biraz daha Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını ilgilendiren bir husus olur. Şimdi burada bir özürlünün ya da yatağa bağlı bir hastanın ya da yaşlının normal bakımıyla sağlık bakımını birbirinden ayırmak lazım. Bizim işimiz sağlık bakımı kısmı. Dolayısıyla hastanın ya da kişinin sürekli olarak yanında kalacak bakıcı meselesi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile alakalı.

Ä°yi hatırlattınız. Çok önemli bir projemiz de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının geliÅŸtireceÄŸi bir uygulamaya katkı saÄŸlamak olacak. Şöyle bir uygulama olacak. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının uygulamasından bahsediyorum, tıpkı aile hekimliÄŸinde olduÄŸu gibi, onlar da riskli bu sefer, biz aile hekimliÄŸinde her ferdi takip ediyoruz, ilgili bakanlık, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, riskli aileleri tespit ederek bu aileleri bir dosya ile sosyal hizmetler vasıtasıyla, uzmanları ile yakından takip edecek. Yani ailenin sadece yoksullukla ya da ekonomik darlıkla ilgili sıkıntısı olmayabilir. Ailenin içinde bir alkolik, madde bağımlısı ya da kadına ÅŸiddet uygulayan birey, aile içi ÅŸiddetli geçimsizlik olabilir ya da aile bireylerinden birinin zeka seviyesi geridir, özürlüdür, iÅŸsiz bireyi vardır iÅŸ bulunması gerekir. Bütün bunları takip edecek bir sistem kuruyor bakanlık. Hükümetimiz sosyal yardımlar konusunda vatandaşımıza birçok katkılar saÄŸlamaya baÅŸladı bu dönemde. Bütün bu katkıları koordine ederek bir çatı altında toplayacak çok daha düzenli bir sistem. Biz de aile hekimliÄŸiyle elde ettiÄŸimiz verileri bu sisteme aktaracağız. O tecrübeyi aktaracağız. Hastalık kısmıyla ilgili de onlar aile hekimleriyle irtibat kuracaklar. Çünkü bu sosyal riskin içinde zaman zaman ciddi hastalık problemleri de var. ÖrneÄŸin veremli bir hastayı düşünün. Veremli hastaların tedavilerini doÄŸrudan gözetimle veriyoruz Türkiye’de, çok da baÅŸarılı olduk bu hususta. Dünyanın en baÅŸarılı ülkelerinden birisiyiz ÅŸu anda. Bunu DSÖ de çok takdir etti. Ama veremli bir ailenin kaldığı, daha doÄŸrusu veremli bir hastanın ikamet ettiÄŸi hanede ÅŸartlar kötü olabilir. O zaman o ÅŸartların düzeltilmesi, sosyal durumun düzeltilmesiyle ilgili de ilgili bakanlığımız meseleye el atmış, beraber çalışmış olacağız.

TELE TIP YAYGINLAÅžACAK
Soru: Tele Tıp hizmetleri de galiba 2012’de yaygınlaÅŸtırılacak projelerden birisi. Bunlar Neyi kapsayacak, vatandaÅŸlar bundan nasıl yararlanabilecek?

AkdaÄŸ: Aslında ‘Tele Tıp’ı yaygınlaÅŸtırdık. Çok sayıda hastanede doktorlarımızın hastalarıyla ilgili görüntüleri, filmleri, MR ya da tomografi görüntülerini, vücut sıvılarıyla ilgili mikroskop görüntüsünü daha tecrübeli bir hekime ya da hastaneye aktarma imkanları var. Böylece onlarla uzaktan konsülte edebiliyorlar. BaÅŸkale’deki hastanenin Ankara’daki bir hastaneyle konuÅŸması mümkün olabiliyor. Bu sefer buradaki uzmanlığı o uç kısma kadar aktarabiliyoruz. Bunu daha da yaygınlaÅŸtıracağız.

Ama bundan da öte bununla birlikte yapacağımız bir baÅŸka iÅŸ de ÅŸu, bütün görüntülerin hatta hastayla ilgili bilgilerin ortak bir elektronik dosyada paylaşılması için çalışıyoruz. Bunu 2012’de bitiremeyiz, ama ilerlemeye devam edeceÄŸiz.

DoÄŸrusu saÄŸlıkta bu kadar yaptığımız iÅŸe raÄŸmen bu noktada istediÄŸimiz duruma gelemedik. Åžunu arzu ediyoruz, bütün hastaların, daha doÄŸrusu bireylerin bir saÄŸlık dosyası elektronik olarak paylaşılabilir halde olsun, ama güvenli bir biçimde saklansın, elektronik ortamda. O hastanın ya da hasta yakınının müsaade ettiÄŸi kiÅŸiler, doktorlar, belli bir güvenlik mekanizması içinde o dosyaya ulaÅŸabilsin, o dosyadaki bilgileri kullanabilsin. Böylece Erzurum’da çektirdiÄŸiniz bir MR’ı, CD’yi elinizde taşımanıza gerek kalmayacak. Çünkü bunlar merkezi olarak depolandığı için internet vasıtasıyla gittiÄŸiniz yerde ilgili hastanede ya da saÄŸlık kuruluÅŸunda aynı dosyayı açarak bunu deÄŸerlendirmek mümkün olacak. Burada 2 faktör var. Birincisi; çok fazla sayıda bilgi akışı olacağı için bu sistemleri çok iyi çalışmamız lazım. Ä°kincisi de sistemin güvenliÄŸinin çok saÄŸlam olması gerekiyor. Buna benzer çalışmaları Ä°ngiltere yaptı 8-10 sene önce, büyük paralar harcadılar ama baÅŸarılı olamadılar. Bütün ülkede böylesine elektronik bir dosyanın dolaÅŸtığı, daha doÄŸrusu dolaÅŸtırılmaya çalışıldığı 1-2 ülke örneÄŸi var. Finlandiya gibi küçük ülkeler. Ama bunlar gerçekten küçük ülkeler. Türkiye gibi 74 milyonluk bir coÄŸrafyada bu kadar bireyle 74 milyon insanla bunu yapmak kolay deÄŸil, ama inÅŸallah bunu yapmak için ciddi bir gayretin içindeyiz.

ELEKTRONİK PROJELERİN BAŞARI ORANI DÜŞÜK
Åžu da 9 yıl içinde tecrübe ettiÄŸim bir husus, elektronik dünya ile ilgili projelerin baÅŸarı oranı çok yüksek olmuyor. Bir uzmanın verdiÄŸi bilgiye göre dünyada da bilgi iÅŸlemle ilgili projelerin yüzde 45’i baÅŸarılı oluyormuÅŸ. Onun için bu hususta ince eleyip sık dokuyoruz. Çok hızlı ilerleyemedik, ama önümüzde böyle bir idealimiz var.

Konsültasyonu zaten yapıyoruz, ama elektronik dosyanın sürekli olarak üstüne yeni bilgiler geldikçe zenginleştirilmesi, hastanın bir dosyası olarak sistemde saklanması. Şifreyle ya parmak iziyle girilebilir, güvenli biçimde sisteme girilecek. Hastanın ya da yakınlarının izin verdiği kişiler o bilgileri görebilecekler. Aile hekimine bakıldınız, sonra başka bir yere gelmeniz gerekti, izin verdiğiniz doktor da burada dosyanızı görebilecek.

Ama düşünün 74 milyon insanın dosyası ve ortada ne kadar çok bilgi dolaşacak kolay bir şey değil, ama inşallah bunu yapacağız.

ÅžEHÄ°R HASTANELERÄ°
Soru: Åžehir hastaneleriyle ilgili projelerinizden de bahseder misiniz?

AkdaÄŸ: 2015’in sonuna kadar Türkiye’deki bütün hastaneleri dönüştürmüş olacağız. Bunun anlamı ÅŸu: EÄŸer eksik yatak varsa bir ÅŸehirde ya da ilçede o eksik yatakları yeni hastanelerde yapıyoruz. Yatak eksiÄŸi yoksa, binalar eskiyse binalar açısından baÅŸka açılardan sıkıntılar varsa bunları da dönüştürüyoruz. Ama orada yatak sayısını artırmış olmuyoruz. Ama 30-40 yıllık bir binayı, pek de istediÄŸimiz saÄŸlık hizmetini veremediÄŸimiz binaları dönüştürüyoruz.

“AVRUPA’NIN ÖNÃœNE GEÇECEĞİZ”
Bunun anlamı, 2015’in sonunda Türkiye’nin 2050’lere kadar saÄŸlık binası ihtiyaçları tamamlanmış olacak. Ondan sonra çok az yatırım yapacağız, hastanecilik açısından. Bu çok önemli bir ilerleme olacak tabii ki. Finansmanı genel bütçe kaynaklarıyla birlikte kamu-özel ortaklığı yöntemiyle saÄŸlıyoruz. Ä°lk 3 büyük hastanenin ihaleleri tamamlandı, Kayseri ve Ankara Etlik’in. Ankara Bilkent’in de önümüzdeki 1 ay içinde tamamlanabileceÄŸini ümit ediyorum. Bunu Ä°stanbul’daki Ä°kitelli, BahçeÅŸehir ve diÄŸer ÅŸehirlerdeki hastaneler takip edecek.

Buralar çok mükemmel yerler. Avrupa’da böyle hastaneler yok. Biz Avrupa’nın önüne geçmiÅŸ olacağız bunları yapınca.

Kaynak: Habertürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir