Mide küçültme ameliyatı sonrası yaşamını yitiren Semanur Aydın olayında, doktorluktan men edilmiş olduğu halde ameliyatı gerçekleştiren Erol Vural başta olmak üzere 7 şüpheli hakkında hazırlanan fezlekede 33’er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen dokümanda, ‘Yenidoğan çetesi’ soruşturması kapsamında şüphelilerin telefon görüşmelerinin dinlenildiği belirtildi.
Fezlekede yer alan bilgilere göre, Semiha Yavuz ve Mustafa Kazan’ın telefon görüşmelerinden elde edilen delillerde, şüpheli Erol Vural’ın meslek yapması yasaklanmış olduğu, buna karşın Bağcılar Şafak Hastanesi’nde mide küçültme ameliyatlarını sürdürdüğü anlaşılmıştır. Semanur Aydın’ın bu ameliyat nedeniyle öldüğü belirtilen belgede, işlemin yasaklı olan Vural tarafından yapıldığı tespit edilmiş ve soruşturma başlatılmıştır.
“Ameliyata Şaban Hoca girmiş, kamera kaydı yok diyelim”
Dinleme kayıtlarında, şüpheli Mustafa Kazan’ın Vural’ın yapacağı ameliyatı başka bir doktorun resmî belgeleriyle sahtecilik yaparak örtbas etme konusunda görüşmeler yaptığı kaydedilmiştir.
Kazan tarafından yapılan görüşmede “Kamera kaydı yok diyelim, onun cezası neyse onu çekelim, ameliyatı Şaban Hoca yaptı diyelim, (Erol Vural’ı kastederek makas kullanma yetkisi yok) bilemeyiz, onu bilmiyorduk diyelim, Şaban Hoca girmiş diyelim, kamera kaydı yok diyelim, Erol beyin hasta kayıtlarından ismini çıkarttım, her yerde Şaban beyin ismi var ameliyathane defterinde, Şaban beyin imzaları eksik ilk fırsatta almak lazım” şeklinde ifadeler yer almıştır. Şüpheli Semiha Yavuz’un telefon görüşmesinde “Kameralar bozuktur yazısı gönderdiğimde onlar da susacak” açıklaması bulunmaktadır. Şüpheli Şaban Coşkun ise ifadesinde Semanur Aydın’ı hiç görmediğini, ameliyatı Erol Vural’ın yapıştığını, Semiha Yavuz tarafından kendisine imzalar eksik diyerek bazı dokümanları imzalatıldığını belirtmiştir.
İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun kararında, maktul Semanur Aydın’ın ölüm sebebinin mide küçültme ameliyatı ve ortaya çıkan komplikasyonlardan kaynaklandığı bildirilerek, hastanın eşinin ifadesinde ameliyatı yapan kişinin Erol Vural olduğu ve HTS kayıtlarında Vural’ın ameliyat esnasında hastane bölgesinde olduğunun tespit edildiği vurgulanmıştır. Fezlekede savunmasına yer verilen Erol Vural, meslekte 26 yıllık olduğunu, 2015’te yaptığı obezite cerrahisi nedeniyle 2019 yılında geçici olarak meslek yasağı aldığını ve bir süre sonra bu cezanın kaldırıldığını ileri sürmüştür.
Ameliyata ‘gözlemci’ olarak girdi iddiası
Vural, 2023’te aynı nedenle tekrar yasaklandığını ve aktif çalışmayı bıraktığını, sadece referans hastalarla ilgilendiğini dile getirmiştir. İfadesinin devamında, Semanur Aydın’ın ameliyatında yalnızca gözlemci olarak bulunduğunu, ameliyatı Şaban Coşkun’un yaptığını, ilk iki gün hastanın gözleminin normal seyretti ğini ve 26 Aralık 2023’te mide bulantısı, kusma ve ağrı şikayetleriyle Coşkun ile temasa geçildiğini iddia etmiştir.
Vural’ın ifadesine göre hastanın tüm tetkikleri yapılmış, tedaviye başlanmış, öğleden sonra rahatladığı belirtilmiş ancak hasta kendi isteğiyle ayrılmıştır. Ertesi günü tekrar hastaya başvurduğunda, hastanın Arnavutköy Devlet Hastanesi’ne gittiği, kendisine ulaştığı ve doktor Coşkun’un isteği doğrultusunda Bağcılar Şafak Hastanesi’ne dönebileceğini söylediği vurgulanmıştır. Acil servise gelen hastanın eks durumda olduğu, resüstasyon çalışmalarının saatlerce devam ettiği belirtilmiştir.
Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının inceleme raporunda, Erol Vural’ın 19 Eylül 2023-19 Eylül 2026 tarihleri arasında hekimlik yapması yasaklandığı ve Obezite Cerrahisi Hakkında Yönetmelik’te yer alan uzman tabip şartlarını taşımadığı, böylece yetkisiz hekim olarak 18 Aralık 2023’te Semanur Aydın’a ameliyat yaptığı belirtilmiştir.
Daha önce iki hastanın hayatını kaybetmesi üzerine hekimlikten men edildi
Semanur Aydın’ın mide küçültme ameliyatı sonrası ölümünde, şüpheli Vural ile Bağcılar Şafak Hastanesi ve yöneticilerinin ihmal, kusur ve tedbirsizliklerinin rol oynadığı belirtilen fezlekede, Vural’ın daha önceki ameliyatlarında Figen Kurt Bostancı ve Rojin Elveren‘in de hayatını kaybettiği kaydedilmiştir.
Hastane yöneticileri Refik Arslan, Cem Türker Öztürk, Semiha Yavuz, Mustafa Kazan ve Orhan Gündemer‘in, kurumun gelirlerini artırmak ve maddi çıkar elde etmek maksadıyla, daha önceden iki hastanın ölümüne neden olan ve hekimlik mesleğinden yasaklı olan Vural’ın ameliyat yapmasına ortam sağladıkları belirtilmiştir. Şüpheli doktor Şaban Coşkun ise Vural tarafından yapılan ameliyatları kendisi yapmış gibi göstererek aslında müdahaleye katılmadığının tespit edildiği vurgulanmıştır.
Hastalar ve yakınlarının, hastane ruhsatına ve sözleşmeye güvenerek, yetkili bir hekim tarafından tıbbi işlemlerin yapılacağını düşündüğü belirtilmiş, ancak işlemlerin diploması askıda bulunan ve uygulamaya yaramaz durumda olan şüpheli tarafından gerçekleştirildiği kaydedilmiştir.
Erol Vural, Doğan Yelboy, Cem Türker Öztürk, Mustafa Kazan, Orhan Gündemer, Refik Arslan, Semiha Yavuz ve Şaban Coşkun hakkında “ihmali davranışla kasten öldürme”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “ruhsatsız veya yetkisiz sağlık hizmeti verme”, “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 18 yıl 6 aydan 33’er yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmektedir. Hazırlanan fezleke, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.