Türkiye’de eczacılık mesleğinde hızla büyüyen yapısal bir sorun gündeme geldi. Özellikle büyükşehirlerde nüfusa dayalı kota sistemi nedeniyle yeni eczane açma hakkının fiilen kapalı hale gelmesi, mevcut eczane ruhsatlarının devren satış fiyatlarının olağan dışı seviyelere çıkmasına yol açtı. Bu durum, genç mezun eczacıların mesleğe adım atmasını zorlaştırıyor.
Son yıllarda emekli eczacıların ellerindeki ruhsatları devretmesiyle oluşan piyasa, söz konusu ruhsatları ticari bir varlık haline dönüştürdü. Normal koşullarda sıfırdan eczane açmanın maliyeti birkaç milyon lira civarındayken, devren satılık eczane fiyatları 15 ila 25 milyon TL’ye kadar ulaştı. Bu rakamlar, ruhsat sahipliği üzerinden yüksek ekonomik kazanç sağlayan yeni bir alan oluşmasına neden oldu.
Kota sisteminin doluluğu nedeniyle büyük şehirlerde kendi eczanesini açamayan yeni mezunlar, ya kırsal bölgelerde düşük cirolu eczanelerle yetinmek zorunda kalıyor ya da yüksek devren satış bedelleriyle borçlanarak ruhsat devralma seçeneğine yöneliyor. Bazı genç eczacılar, uzun süre sıra beklemek veya yatırımcılarla ortaklık kurmak gibi alternatif yollar ararken, bu durum ekonomik ve mesleki dezavantajlara yol açıyor.
Yüksek devir bedelleri ayrıca dolaylı olarak eczane hizmetlerine de yansıyor. Rekabetin sınırlı olduğu bölgelerde seçimlerin azalması, danışmanlık hizmetinin zayıflaması ve ticari ürünlerin satışına odaklanma baskısı tüketici deneyimini etkileyebiliyor. Eczacılık sektöründeki bu tablo, ruhsatların yalnızca mesleki yetki belgesi olmaktan çıkarak ticari bir yatırım aracına dönüşmesi tartışmalarını gündeme getiriyor.
Doktorlar Haber Doktorların her şeyden haberi olacak