1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında Kanserle Dans Derneği’nin ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısında tıbbi onkoloji, üroloji ve psikoloji alanlarından uzmanlar bir araya geldi. Toplantıda immünoterapi başta olmak üzere kanser tedavisindeki son gelişmeler, risk faktörleri, tarama programları ve beslenmenin önemi ele alındı. Derneğin hayata geçirdiği RadyONKA Podcast Serisi de etkinlikte tanıtıldı.
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu, immünoterapinin kanser tedavisinde giderek daha merkezi bir konuma oturduğunu vurguladı. Beş immünoterapi ilacının Temmuz ayında SGK geri ödeme listesine alındığını ve bu sayede hastalara çok daha kolay ulaştırılabildiğini belirten İmamoğlu şunları söyledi: “İmmünoterapi, kanser hücresini tekrardan bağışıklık sistemimize tanıtan mekanizmayla çalışıyor. İmmünoterapi, günümüzde erken evre kanserlerde de tedavi seçeneği olarak yerini almış durumda. Melanomda da elimizde çok fazla tedavi seçeneği yokken immünoterapi ile beraber iyi sonuçlar aldık, sağ kalım oranları arttı. Bazı kanser hastalarında çok iyi ve devamlı yanıtlar görüyoruz.”
“Her 7-8 erkekten biri hayatı boyunca prostat kanseriyle karşılaşıyor”
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yüksel Ürün, ürolojik kanserlerin görülme sıklığına ilişkin çarpıcı verileri aktardı. Prostat kanserinin erkeklerde en yaygın kanser türü olmayı sürdürdüğüne dikkat çeken Ürün, “Her 7-8 erkekten biri hayatı boyunca prostat kanseriyle karşılaşıyor. Mesane kanseri ülkemizde sigaradan dolayı en sık görülen tümörlerden biri ve 15-35 yaş arasındaki erkeklerde en sık görülen ve tedavi başarımızın yüksek olduğu tümörler arasında. Dolayısıyla, kanserin görülme oranı yükselse bile tanı ve tedavi başarımız çok daha güçlü.” dedi.
Kanserle Dans Derneği Başkanı Sevil Gürkan, kanserin dünya genelinde milyonlarca insanı etkilemeye devam ettiğini ancak hastalığın doğru bilgi ve zamanında müdahaleyle kontrol altına alınabildiğini vurguladı. Uzman Psikolog Sibel Cesur Akyunak ise psikolojik desteğin tedavi sürecinin vazgeçilmez bir bileşeni olduğunu, hastanın iyileşme yolculuğunda ruhsal destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin sonuçları doğrudan etkilediğini ifade etti.