Cuma , 6 Şubat 2026

İstinaf Mahkemesi Down Sendromu Davasında 21 Milyon TL’lik Tazminat Hükmünü Geçersiz Kıldı

Özel bir hastanede yaşanan Down sendromlu doğum sebebiyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin verdiği milyonluk tazminat kararı istinaf mahkemesi tarafından iptal edildi. Yüksek mahkeme sürecinde yaşanan gelişmeler de bu hukuki kararın onandığını ortaya koydu.

Faizlerle 40 milyon TL’lik tazminat

Davacı aile, gebelik sürecinde yalnızca ikili tarama testi yapıldığı ve risk düşük çıktığı için ileri tetkiklerin yapılmadığını öne sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. İlk derece mahkemesi doktor ve hastaneyi kusurlu bularak toplamda yüksek meblağda tazminat hükmü verdi.

“Down sendromu hekimin müdahalesiyle engellenebilecek bir durum değildir”

Hastane ve hekimin vekilleri tarafından yapılan itirazda, Down sendromunun genetik bir durum olduğu, hekimin bu durumu önleyemeyeceği ve ileri testlerin tıbben zorunlu olmadığı gibi gerekçeler sunuldu. Ayrıca annenin tıbbi olarak düşük risk grubunda olduğu ve gebelik sürecinin geçerli tıbbi rehberlere uygun şekilde takip edildiği savunuldu.

İstinaf Mahkemesi: Hekimin kusuru yok

İstinaf aşamasında değerlendirme yapan mahkeme, üst derecede yapılan incelemede ilk derece kararını kaldırdı ve davanın reddine hükmetti. Mahkeme gerekçesinde, genetik kökenli sendromların tıbbi müdahaleyle engellenemeyeceğini, gebelik takibinin geçerli sağlık standartlarına uygun yürütüldüğünü vurguladı.

“Amniyosentez testi yaptırmayan hastadan yazılı onam alınmasına gerek yok”

Mahkeme ayrıca, amniyosentez gibi tanı amaçlı işlemlerin tedavi kapsamında değerlendirilmediğini ve bu testleri yaptırmayan kişiden ayrıca yazılı onam belgesi alınmasının zorunlu olmadığını belirtti.

Ne anlama geliyor?

Bu karar, tıp hukuku alanında kritik sonuçlara işaret ediyor. Mahkeme, hekimin bilimsel ve güncel protokollere uygun davrandığı sürece hukuki olarak sorumlu tutulamayacağını, her tazminat davasının kendi özel koşullarında değerlendirilmesi gerektiğini ve aydınlatma yükümlülüğünün yalnızca belirli onam formlarıyla sınırlı olmadığını ortaya koydu.

Bir yanıt yazın

feradworks